Cumhuriyetin kuruluşu ile çağdaşlık, ulusallık ve evrensellik temeline dayalı değişimler gerçekleştirilmiştir. Çalışmalarda öncelikle müzik eğitimcisi ve sanatçı yetiştiren kurumların oluşumuna öncelik verilmiştir. Cumhuriyetin kazanımları her alanda olduğu gibi toplumun geleceğini belirleyen eğitim alanında müzik eğitimini öne çıkarmıştır.

Müzik toplumsal ve kültürel alanda yaşanan değişimlerin en önemlilerindendir. Sosyal yapılara dayalı, sosyal davranış sonucu kültürümüz içinde sosyal bir olaydır. Cumhuriyetle birlikte devlete ve topluma yerleşmeye başlayan değerler ile düşünceler müzik eğitiminin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır.

Tanzimatla başlayan yenileşme hareketleri Cumhuriyet Döneminde ulusallık, çağdaşlık ve evrensellik ilkeleri büyüyerek hız kazanarak devam etmiştir. 15 Temmuz – 15 Ağustos 1923 yılında Ankara’da toplanan Birinci Heyet-i İlmiye’nin gündeminde “Milli hars, milli müzik, ilkokul programlarındaki değişiklikler, kız ve erkek öğretmen okulları tüzük ve programları” gibi müzik eğitimi ile doğrudan ilintili konular yer almıştır.

Tevhid-i Tedrisat Yasası ile “Yurtdışı Eğitim Uygulaması”(29 Ekim 1924) te 22 kişi yapılan sınav sonucu Almanya ve Fransa’da öğrenim görme başarısı elde etti. Yurtdışına gönderilecek öğrencilere “Sizler birer kıvılcım olarak gönderiliyorsunuz, Volkan olup dönmelisiniz” sözü ile ülkeleri adına taşıdıkları önem ve sorumluluk yüklenmişti. 1924 – Ekrem Zeki ÜNGÖR, 1925 – Ulvi Cemal ERKİN ve Cezmi ERİNÇ Paris’e, 1926 – Necil Kazım AKSES, 1927 – Hasan Ferit ALNAR Viyana’ya, 1928 – Cevat Memduh ALTAR Leipzig’e , Ahmet Adnan SAYGUN Paris’e, Halil Bedii YÖNETKEN Prag’a, yine bu yıllarda Nurullah Şevket TAŞKIRAN ve Bayan Afife’de Avrupa’ya gönderilmişti. Dönüşlerinde Musiki Muallim Mektebi’nde göreve başlayarak Cumhuriyetin yeni müzik yapısına katkı sağlamışlardır. Özellikle müzik konularında bilimsel metodolojik yaklaşımlarla sanata verilen önemi artırmışlardır.

Cumhuriyet döneminde 1924’ten 1930’a kadar “musıki” 1930’dan sonra müzik dersi olarak 1948’e kadar ilkokul ve ortaokul programında yer almışrır. 1948 programıyla köy ilkokullarında da verilmiş, köy-kent arasındaki farklılık giderilmiştir. Liselerde 1952 yılında okutulmaya başlamış, 1974 – 1978 yıllarında seçmeli, 1978’den sonra zorunlu seçmeli ders olarak liselerde okutulmaya devam etmiştir.

Musiki Muallim Mektebi bestecileri, yorumcuları ve  genç müzikçileri Ankara’ya çekerken 1936’da Ankara Devlet Konservatuarı’nın kuruluşuna zemin hazırlamıştır. 1937 yılında Gazi Orta Muallim Mektebi Müzik Şubesi açılarak müzik eğitimcisi yetiştirilmesi sağlanmış. Sonraki yıllarda eğitim süresi 6 yıla çıkarılarak Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü olmuştur. 1969’da İstanbul’da, 1973’te İzmir’de müzik bölümleri açılarak ortaokul, lise ve dengi okullara müzik öğretmeni yetiştirilmesi sağlanmıştır.

İstanbul’da Darülelhan İstanbul Belediye Konservatuarı’na çevrilmiş, Batı Müziği Konservatuarı haline gelmiştir. 1986 yılından sonra da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı haline dönüştürülmüştür. Birçok sanatçının yetişmesini sağlayan kurum, Türkiye’ye gelen Prof. Poul Hindmith’in hazırladığı rapora göre hazinemiz halk müziğine yönelim sağlayarak Türkiye’de ilk kez müzik alanında, folklor alanında derlemeler yapılmıştır. Öncelikle Anadolu’da görev yapan öğretmenlerden bulundukları bölgede derleme çalışmaları istenmiş, 1952’de Anadolu’yu gezecek derleme grubu gönderilmiştir.

Görüldüğü üzere Cumhuriyet Döneminde müzik eğitimi yüksek öğretim düzeyinde gerçekleşmiştir. Hem müzik eğitimcisi, hem de sanatçı yetiştirilmesinde başarı sağlanmıştır. Aanadolu’nun birçok yerinde kurulan Halkevleri, Atatürk Reformları, Cumhuriyetçilik ve Laiklik fikirleri çerçevesinde önemli görevler üstlenmiştir. Halkevleri çağdaş müzik ekolünün Türkiye çapında yaygınlaşmasında etkin rol oynamıştır.

Türk Müzik Kültürü, Cumhuriyet Döneminden başlayarak özde ulusallık, yöntemde çağdaşlık, nitelikte evrensellik ilkeleri ile gelişme ve ilerleme sağlamıştır. Dönem içinde istenen modernleşme “millilik” vurgusu ile gerçekleştirilmiştir. Metodoloji açısından Batılı, bilgi değeri açısından ulusal bir nitelik kazanmıştır. Eğitim düzeyinin düşük olması, okuma yazma oranının alt seviyelerde olmasına karşın Cumhuriyet Dönemi içinde ciddi bir müzik gelişimi ve değişimi gerçekleşmiştir.